Geçmiş Tarih: Thule Örgütü’nün Gizemi

'Makaleler & Rehber İçerikler' forumunda KaN. tarafından 18 Eylül 2016 tarihinde açılan konu

  1. KaN. Administrator

    • Admin Kardeş
    Katılım:
    13 Temmuz 2016
    Mesaj:
    159
    Alınan Beğeniler:
    4
    Merhaba TeknoForza takipçileri. Geçmiş Tarih makalemizin bu haftaki konusu Thule Örgütünü oluyor ve bu cemiyet hakkında az ve kısıtlı bilinen bilgiler olsa bu bilgileri sizlerle paylaşacağım. Keyifli okumalar.

    Sıkı bir film takipçisi olduğum için bir süre öncesinde Magi, filmini sinemada seyretmiştim konusu oldukça dikkatimi çekmişti ardından araştırmaya başladım ortalıkta olan bilgiler kısıtlı olsada en azından bir çok bilgi edindim ve oldukça garip bir konu.

    [​IMG]

    Bu resimde gördüğünüz kişi Thule örgütünün kurucusu ve baş öğretmeni ve Baron olarak görülen Rudolf von Sebottendorf, diğer adıyla Adam Alfred Rudolf Glauer, 9 Kasım 1975 tarihinde almanyada doğdu kurduğu cemiyet ile beraberinde o dönemin Almanyanın Führeri olan Adolf Hitler'i siyasete kendisi soktu ve üstün insan ırkını yaratma fikride Rudolf'dan Hitlere geçti.

    1945 Yılında İstanbul Boğazında öldüğü (suikaste uğradığı) söylenilsede tarih olarak 10 Aralık 1965 Yılında İstanbul Üsküdar'da öldü sanılıyor çok gariptir ki, kendisi Osmanlı İmparatorluğu – Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı ve Almanya Vatandaşlığına sahipti. Kendisinin ve örgütün mason olduğuna kesin gözle bakılıyordu.



    [​IMG]

    Alman istihbaratı tarafından Parti içinde casuslukla görevlendirilen Hitler, Sebottendorff'un Dietrich Eckart'a talimatıyla Eckart'ın denetimi altına girmeye başladı. Sebottendorff Kasım 1918'de Thule Cemiyeti'ni toplayarak acil bir toplantı yaptı.

    Başta Adolf Hitler olmak üzere Almanya'daki Nazilerin ideolojik olarak kök saldıkları ve yetiştikleri Thule Cemiyeti, Alman soylu ve zenginlerden oluşuyordu Almanya'da Kasım Devrimi sonrası Kurt Eiser hükümetine karşı 1919 yılının başında silahlı darbe girişimleri de düzenlemiştir.

    Biraz daha geçmişe gidelim Thule Örgütü'nün kurulduğu döneme 1918'e gidelim 9 Kasımda Örgüt tarafından yapılan açıklama tam olarka şöyleydi.

    Dün inandığımız ve önem verdiğimiz her şeyin yıkıldığına şahit olduk. Kan bağımız olan prensler yerine ölümcül düşmanımız hüküm sürüyor: Yahudiler! Bu kaostan nelerin doğacağını bilemiyoruz. Bizim disiplinimiz Cermanik disiplindir ve Cermanik demek soyluluk demektir. Rune yazıtlarındaki işaretimiz ‘Ar’dır. Teslisimiz Baba, Oğul, Kutsal Ruh değildir. Bizim teslisimiz Wotan, Willi ve We’dir. Ar Aryan olanı gösterir; ilk ateşi, güneşi ve kartalı simgeler. Kartal, Aryanlar’ın sembolüdür… Bugünden itibaren sembolümüz Kızıl Kartal’dır. Bizlere, yaşamamız için ölmemiz gerekebileceğini hatırlatacaktır. Hepimiz tehlikedeyiz. En amansız düşmanımız olan Yahudi'yle sonuna kadar savaşacağız. Bu, göze göz dişe diş bir savaş olacak. Thule'nin Demir Balyozu (Gamalı Haç) benim elimde bulunduğu sürece bu savaşı sürdürmeye kararlıyım. Almanya'nın bir kralı ve hanedanı vardı. Şimdi yok. Bize bir Führer gerekiyor. Eğer bulamazsak, bizim için çok kötü olacak, kaos başlayacak. Savaşımızı iki cephede yürüteceğiz. Yurtiçindeki savaşımız çok kanlı ve zor olacak. Yurt dışındaki savaşımız ise 'Alman Olmayan' (Undeutsch) her şeye karşı olacak. Şimdi dövüşmek zamanıdır, savaş vaktidir. Eskiden nasıl savaştımsa şimdi de savaşmaya hazırım. Kızıllar, ihtilal özgürlük getirecek diyorlar. Evet, aynen öyle olacak. Bizim ihtilalimiz de bize özgürlük getirecek. Biz sadece Alman Hükümranlığına (Reich) boyun eğeriz, muhatap oluruz, başkasına değil. En amansız düşmanımız olan Yahudi tarafından yönetilmek istemiyoruz. Bu nedenle şimdi sizlere sekiz gün izin veriyorum. Tüm hazırlıklarınızı yapın. Henüz her şey bitmiş değildir…

    Bunun ardından bir süre sonrasında Hitler'in sahadaki ve imtihanlardaki başarıları, Eckart'ın Sebottendorff'a Hitler'le ilgili yazdığı raporlar neticesinde Sebottendorff, Adolf Hitler'in Führer olmasına karar verdi ve sonraki süreçte NSDAP'yi kurup Hitler'i de partinin başına getirdi. Birahane Darbesi sonrasında Hitler'i ve diğer parti üyelerini hapisten çıkardı.

    Hemen ardından Baron Rudolf von Sebottendorf, Adolf Hitleri kendisinin yetiştirdiğini ve seçtiğini açıklamalarda bulunuyordu tam olarak şu şekilde.

    Adolf'ü ben seçtim. NSDAP'nin her mensubu artık birer kahraman olmaya hazır. Bana soylu biri değil, Alman ulusunu hedefim doğrultusunda ilerletecek bir lider lazımdı. Bana korkak ve çekingen aristokrat oğlanları ve kızları değil, vatansever ve aydın çocuklar lazımdı. Onları ben seçtim, dostlarıma talimat verdim ve bugün emin adımlarla hedefe ilerliyoruz. Almanya kaybetmeyecek. Yenilse bile kaybetmeyecek. Bizim ikinci bir sığınağımız var. Cephede hayal kırıklığı yaşarsak yolumuza orada devam edeceğiz. Almanya kaybetmeyecek. Her şeyi hazırladım. Almanya kaybetmeyecek.

    Ancak ne olduysa bunun sonrasında olanlar oldu Hitler 1934 Yılından iletişimde olduğu Büyücü, Simyacı, Astrolog, Hür Mason, Okültistlerin hepsinin infazına karar verdi buna Baron Rudolf von Sebottendorf'da dahildi.

    Örgütün içerisinden herkes infaz edildikten sonrasında ancak bir kişi kaçabildi o kişi ise Baron Rudolf von Sebottendorf idi ve 1934 yılında türkiyeye yasal olmayan yollardan giriş yapmıştı.

    1940 Yılında Bu Örgüte Türk Şair olan Nihal Atsız'da katıldığı hakkında bilgiler var.

    Bunun ardından geçen 10 yıl sonrasında Rudolf von Sebottendorf, 1944 yılında Suriye – Irak arasında bir yerlerde Adolf Hitlere Ses kaydı gönderdi bu ses kaydı çok ürperticiydi Mason olduğu için Rudolf von Sebottendorf Bir çok alemden varlıklarla iletişimde olduğu söyleniyordu ve bu ses kaydıda sanki Rudolf von Sebottendorf bedeninde başkası konuşuyormuş gibi bir ses vardı bu kayıtta babilden ve Hitlerin Ruhunun Lanetliğinden bir çok cümle içeriyordu. Günümüzde bu kayıt adeta sır gibi saklanılsada kimde olduğu bilinmiyor. Bu ses kaydının ardından 1 yıl sonrasında 1945'de Adolf Hitler intihar etti Rudolf von Sebottendorf, ise istanbulda yeraltına çekildi.

    Baron ise hem bir Türk vatandaşı hem de bir Bektaşiydi Hayatı ve gerçek kimliği tamamen sis perdesi içinde olan Sebottendorff'un ölümünün de nasıl, nerede ve ne zaman olduğu bilinmiyor.

    Bunun haricinde Baron 1. Dünya Savaşında yine çok gariptir ki, Türk Kızılayın Başkanlığını üstlenmiştir. 1 Temmuz 1926 – 10 Aralık 1926 tarihleri arasında Meksika'nın Türkiye'deki fahri konsolosluk görevini yapmıştır. Bu başarısından dolayıda Türk Vatandaşlığı verilmiştir. Asıl merak edilen soru neden türkiyede kaldı ? neden başka ülke değildi.



    [​IMG]

    Bu resimde gördüğünüz tanrının ismi Sümerce Yazılışıyla AMAR.UTU günümüzdeki yazılımıyla MARDUK kendisi antik Mezopotamya'daki geç dönem tanrılarından birinin adıdır. Hammurabi zamanında Babil, Fırat vadisinin politik merkezi olduğunda, Babil panteonunun başı olarak Marduk'a tapınılmaya başlanmıştır. Babil yaratılış destanı olan Enûma Eliş'te tanrıların en büyüğü ilan edilmiştir. O aynı zamanda babil'in koruyucu tanrısıdır.

    Marduk, Babil kaynaklarında da Dünya’yı yaratan tanrı olarak tanımlanmaktadır.

    Günümüzde Mardin, babil kaynaklarına göre Marduk'un evi olduğu söylenilmektedir şimdi buraya dikkat çekecek olursak Suriye – Irak arasına birbirine yakın bir yerde olan Mardin, Rudolf von Sebottendorf Mardin'e gidip bir çok bu örgüt adına bir çok alemden varlıklarla ayin gerçekleştirdiği söylenilmekte türkiyeyi seçmesininde sadece mardin olduğu söylenilmekte.

    Thule Örgütünün sembolü, çift boynuzlu Viking miğferidir. Söylemsel kökleri, kayıp kıta Mu'ya dayanan bu öğretinin temel konusu, insan psikolojisinin derinlikleri ve zamandır. Kimileri bu çift boynuzlu miğferin bir wormhole tünelini simgelediğini düşünmektedir. Bu durumda Thule Örgütünün amacı tam olarak şöyleydi

    1. Zamanda gidip gelen üstün yaratıklarla ilişkiye geçmek,

    2. Üstün bir Âri ırk oluşturmak : (Bunun için de saf bir Cermen ırkı oluşturup pan-Cermenik bir Alman İmparatorluğu'nu kurmak ve bu imparatorluğu Âri ırkın oluşturulmasında kullanmak)

    3. Hıristiyanlık öncesi antik Alman kültürünün yeniden uyandırmak,

    4. Böylece dünyanın yazgısını değiştirmek ve

    5. Mu uygarlığına ulaşmaktı.

    Günümüzde bu örgütten hiç bir iz olmasada yeraltına çekildiği ve halen devam ettiği hakkında bir çok tartışmalar bulunmakta bunun haricinde Hitler ile dünyayı değiştirmek istedikleri kesin olarak bilinmekteydi ancak ne olduysa Adolf Hitler tamamiyle bu örgütün infazını gerçekleştidiği nedendir bilinmez, günümüzde fazla araştırılmasada önemli gizemli konulardan birisidir.



    Geçmiş Tarih makalemizin bu haftaki konusu Thule Örgütünün gizemini kaleme aldık umarım beğenmişsinizdir önümüzdeki hafta yeni bir makalede görüşmek üzere. Hoşçakalın.

     
    #1

Bu Sayfayı Paylaş